Tiroid Hastalıklarında Beslenme

Tiroitler boynumuzun orta kısmında, şekli kelebeğe benzeyen 25g kadar ağırlığında ama metabolizmamızın yöneticisi olan bezlerdir. Kilo alma, kilo verme, fiziksel ve mental gelişim, sinir ve kas fonksiyonları, üreme fonksiyonları ve dolaşımda yer almak gibi pek çok görevleri vardır.

Tiroid beziniz az çalışıyorsa buna hipotirodi, çok çalışıyorsa hipertiroidi denir.

Tiroitler tüm metabolizmayı etkilediğinden hipotiroidi de; metabolizma, kalp hızı, barsak hareketleri yavaşlar, kabızlık ortaya çıkar. Ayrıca halsizlik, güçsüzlük, çabuk yorulma, üşüme, soğuğa tahammülsüzlük, seste kısıklık ve kalınlaşma, el, yüz ve bacaklarda, göz etrafında şişlik, ciltte kuruma veya kalınlaşma, saçlarda dökülme, kas krampları, depresyon, uyku bozukluğu, uyku hali, kadınlarda adet bozukluğu, kilo alma, hafızanın zayıflaması, nabız sayısında azalma, hareketlerde yavaşlama, terlemede azalma görülebilir.

Tüm metabolizmayı etkileyen tiroitler hipertiroidi durumunda da her şeyi hızlandırır. Metabolizma, kalp hızı, barsak hareketleri vb. artar. Sonucu olarak çarpıntı, hızlı kilo kaybı, halsizlik, ishal yapabilir. Ellerde, avuç içlerinde terleme, sıcağa tahammülsüzlük, aşırı sinirlilik hali, gerginlik, duygusal durum karışıklığı, terleme, kadınlarda adet düzensizliği ,göz bulguları (göz bebeklerinin dışarı doğru çıkması) gibi belirtiler göstermektedir.Ayrıca saçlarda dökülme, incelme, deride incelme ve kızarıklık gelişebilir. Aşırı terleme önemli bir sorundur.

Hipertiroidi de çok çalışan tiroid bezi büyüyebilir, bu da guatr hastalığıdır.

Birde tiroid bezi içinde nodüller oluşabilmektedir. Kadınlarda daha sık olmakla birlikte toplumda %4-7 arasında görülür.

 Tiroid bezinin iltihabına denir. Bezde ağrı vardır.

Tiroid bezi hastalıklarında Medikal tedavi kadar beslenme tedavisi de büyük önem taşır.

PEKİ NASIL BESLENELİM?

Tiroit hormonlarının çalışabilmesi için iyot çok gerekli bir mineraldir. İyotun en zengin kaynağı, deniz ürünleridir. Ayrıca doymamış yağ asitlerinin, özellikle omega-3’ün, tiroid fonksiyonlarını düzenleyici özelliği vardır. Bu nedenle haftada en az 2-3 kez balık tüketilmeli. Bu mümkün olmuyorsa doktor ya da diyetisyen kontrolünde omega-3 takviye alınabilir.

iyotlu tuz kullanın. İyot, bulunduğu ortamdan etkilenerek kayba uğradığından, tuz koyu renkli bir kapta, karanlık ve serin bir yerde saklanmalıdır. Cam tuzluklar yerine ışık geçirmeyen tuzluklar tercih edilmelidir.

İyotun vücutta kullanımına engel olan guatrojenleri içeren besinler; lahana, brokoli, brüksel lahanası, karnabahar,şalgam, soya ürünleri,ıspanak,hardal, şeftali, çilek ve armut, turp, ve kolza tohumudur. Pişirme ile etkinliklerini büyük oranda kaybeden guatrojenleri içeren bu yiyecekleri hipotiroidili bireyler kontrollü porsiyonlarda tüketilmeli ve çiğ tüketilmemeli.

Selenyum T4’ten T3’e dönüşüm sağlar. Selenyumdan zengin beslenilmeli. Karides, karaciğer,somon, ton balığı, sarımsak, yumurta, hindi, ceviz,…selenyumun en iyi kaynaklarındandır.

Tiroidi az çalışan kişilerin kanlarında D vitamini miktarının az olduğu gözlemlenmiştir. Kontrol altında tutulmalı duruma göre takviye alınmalı.

Hipotiroidi hastalarının kanlarındaki mineral miktarlarına bakıldığında, kanlarında belirgin olarak magnezyum ve kalsiyumun düşük olduğu görüşmültür. Kalsiyumu az yağlı süt ve ürünlerinden magnezyumu ise kakao, yeşil yapraklı sebzeler, tam tahıl ürünleri ve muzdan sağlayabilirsiniz.

Demir eksikliği anemisi olan kişilerin tiroit hastalıklarına yakalanma riski daha yüksek. Demir içeriği yüksek beslenilmeli.

Hipotroidide kan yağları yükselme eğiliminde olabiliyor. Ayrıca hipotiroide bağlı olarak kanda homosistein düzeyinde artış ile birlikte koroner kalp hastalığı riskinde yükselme gözlenmektedir. Bu nedenle beslenmede hayvansal yağları sınırlanmalı ve süt ve ürünlerini yağsız tercih edilmeli. Ayrıca kilo almamaya özen gösterilmeli.

Tiroit problemlerindeki yorgunluğuna karşı, beslenme de C vitamini alımına dikkat edilmeli. Sabah kahvaltılarında selenyumdan zengin yumurtanın yanında biber ve mevsim yeşilliklerine yer verilerek, metabolizmayı hızlandıracak ara öğünü; kivi, mandalina, portakal, gibi C vitamininden zengin besinlerden seçerek ve her öğünde bol salata tüketerek yorgunluğa C vitamini ile karşı koyulabilir. Ayrıca C vitamini troid bezinin fonksiyonunu da arttırır.

Yavaşlayan metabolizmanıza ve barsak hızınıza da tam tahıl ürünleri ve kurubaklagillere beslenmenizde yer vererek destek olunmalı. Ve de doktor veya diyetisyeniniz kontrolünde probiyotik takviye alınabilir.

Stres kortizol seviyenizi arttırır, bu durum T3’ün işlevini yavaşlatabilir. Stresten uzak durun.

Dereotuna yer verin, tiroit hormonlarını düzenleyici, metabolizmayı hızlandırıcı ve ödem atıcı etkilerinden yararlanın.

Hipotiroidili hastalarda ödem sorunu fazla olmakta, bu nedenle 2.5-3 lt su tüketmelidirler.

Düşen metabolizma hızını arttırmak, kan yağlarını arttırmamak ve ödem atmak gibi birçok nedenden dolayı yeterli aktivite yapılmalı. 10 bin adım.

Hipertiroidiniz varsa

Bağışıklık sistemini güçlendirmek gerekiyor. Bunun için omega-3 içeriği yüksek gıdalara yer verilmeli. Bu mümkün olmuyorsa doktorunuz ya da diyetisyeniniz kontrolünde takviye alın.

Mevsimine uygun meyve sebze tüketilmeli

İyotlu tuz kullanılmamalı, porsiyon kontrolü dahilinde yukarda bahsi geçen guatrojenik yiyeceklere yer verin.

Artan metabolizma hızına karşılık diyet kalorisi arttırılmalı.

Hipertiroidi de aşırı terleme nedeniyle yaşanan sıvı kaybının yerine konması için su tüketimi 2.5-3lt olmalıdır.

Hipertiroidi de artan kalp ritmine karşılık, çay kahve gibi kafein içeriği yüksek gıdalardan uzak durulmalı

Sağlıklı Günler

Online diyet
sizi arayalım

tubayuksel

1987 Niğde doğumluyum.2009 yılı Erciyes Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü mezunuyum.8 yıl çeşitli özel hastanelerde çalıştım.Evlilik nedeniyle geldiğim Konya'da kendi ofisimde hizmete devam edeceğim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: